İlişkide Sınır Koymak: Sağlıklı Sınırlar Nasıl Oluşturulur?

  • Ana Sayfa
  • Makaleler
  • İlişkide Sınır Koymak: Sağlıklı Sınırlar Nasıl Oluşturulur?
İlişkide Sınır Koymak: Sağlıklı Sınırlar Nasıl Oluşturulur?
 
“Eşime hayır diyemiyorum”, “Partnerim özel alanıma karışıyor” veya “Sınır koyduğumda suçlu hissediyorum” diyorsanız ilişkinizde kendi ihtiyaçlarınızla yakınlığı bir arada korumakta zorlanıyor olabilirsiniz.
Bazı kişiler sınır koymanın ilişkiyi soğutacağını, partneri kıracağını veya bencillik anlamına geleceğini düşünür. Bazıları ise “sınır” kelimesini kullanarak partnerinin kimlerle görüşeceğine, ne giyeceğine veya nereye gideceğine karar vermeye çalışır. Oysa sağlıklı sınır, karşı tarafı yönetmek değil; sizin neye katılıp katılmayacağınızı ve kendinizi nasıl koruyacağınızı açıklamaktır.
Kısa cevap: İlişkide sınır koymak, partnerin davranışlarını zorla değiştirmek değil; kabul etmediğiniz davranışı ve bu davranış gerçekleştiğinde kendi adınıza ne yapacağınızı belirtmektir. “Arkadaşlarınla görüşemezsin” kontrol girişimidir. “Bana hakaret edildiğinde konuşmaya devam etmeyeceğim; sakinleştiğimizde konuşabiliriz” ise sınırdır.

İlişkide Sınır Koymak Ne Demektir?
Sınır, kişinin bedeni, zamanı, mahremiyeti, duyguları, maddi kaynakları ve sosyal ilişkileri üzerindeki kişisel alanını tanımlamasıdır. Sağlıklı ilişkide eşler birbirine yakın olabilir; fakat iki ayrı insan olmaktan vazgeçmez.
Bir ilişki içinde olmak, partnerlerden birinin diğerinin telefonuna, bedenine, sosyal çevresine veya bütün kararlarına otomatik olarak erişim hakkı kazandığı anlamına gelmez. Bireysel alan istemek de ilişki sorumluluklarını tamamen reddetmek değildir.
Araştırmalar, kişinin romantik ilişkisinde kendi değerleri ve tercihleri doğrultusunda hareket edebildiğini hissetmesiyle ilişki doyumu arasında bağlantı bulunduğunu göstermektedir. İki uzunlamasına çift çalışmasında ilişkide günlük özerklik hissinin, hem günlük hem de ilerleyen dönemdeki ilişki doyumuyla ilişkili olduğu bildirilmiştir (Journal of Marital and Family Therapy).
Buradaki özerklik “Kimseyi dikkate almadan istediğimi yaparım” demek değildir. Kendi kararlarında söz sahibi olurken ilişkinin karşılıklı sorumluluklarını da gözetebilmektir.

Sınır, Rica ve Kontrol Arasındaki Fark Nedir?
Bu kavramlar birbirine karıştırıldığında “Sınırıma saygı duymuyorsun” cümlesi, partneri yönetmenin aracı hâline gelebilir.
Kavram
İşlevi
Örnek
Rica
Partnerden bir davranış istemek
“Planın değiştiğinde haber verebilir misin?”
Ortak anlaşma
İki tarafın gönüllü kabul ettiği düzen
“Büyük harcamaları önceden konuşacağız.”
Sınır
Kendi katılımınızı belirlemek
“Bana bağırıldığında konuşmaya ara vereceğim.”
Kontrol
Partnerin seçimini zorla belirlemek
“Arkadaşlarınla görüşemezsin.”
Tehdit
Korkutarak itaat sağlamaya çalışmak
“Gidersen seni rezil ederim.”
Sağlıklı bir sınır çoğunlukla “Sen ne yapmak zorundasın?” değil, “Bu durumda ben ne yapacağım?” sorusuna cevap verir.
Kontrol: “Ailenle görüşmeyeceksin.”
Sınır: “Ailen tarafından hakarete uğradığım ortamlarda bulunmayacağım.”
Kontrol: “Telefonunun şifresini vermek zorundasın.”
Sınır: “Telefonumun izinsiz incelenmesini kabul etmiyorum.”
Sınır, partnerinizin davranışını otomatik olarak değiştirmez. Partneriniz bağırmaya devam edebilir; sizin sınırınız o konuşmanın içinde kalıp kalmayacağınızı belirler.

Sağlıklı Sınırlar Nasıl Olmalıdır?
Sağlıklı sınırlar kişiden kişiye ve ilişkinin koşullarına göre değişebilir. Bununla birlikte işlevsel sınırlar genellikle:
  • Açık ve anlaşılırdır.
  • Gözlenebilir bir davranışla ilgilidir.
  • Kişilik saldırısı içermez.
  • Kişinin kendi kontrolündeki eylemi belirtir.
  • Uygulanabilir ve gerçekçidir.
  • Ceza vermeyi değil, korunmayı amaçlar.
  • İki partnerin haklarını dikkate alır.
  • Tutarlı biçimde uygulanabilir.
  • Korkutma veya tehdit içermez.
  • Gerektiğinde yeniden konuşulabilir.
“Beni üzmeyeceksin” uygulanabilir bir sınır değildir; çünkü bir ilişkide hiç üzülmemeyi garanti etmek mümkün değildir. “Özel olarak anlattığım bilgilerin tartışma sırasında bana karşı kullanılmasını kabul etmiyorum” ise daha açık bir sınırdır.

İlişkide Hangi Alanlarda Sınır Gerekebilir?

Duygusal sınırlar
Partnerinizin duygularını dinleyebilirsiniz; fakat onun bütün duygularını düzeltmek veya öfkesini taşımak zorunda değilsiniz. Partnerinizin üzülmesi, sizin mutlaka yanlış davrandığınız anlamına gelmez.
“Şu an seni sağlıklı biçimde dinleyemiyorum. Yarım saat sonra konuşabiliriz” demek duygusal sınır olabilir. Ancak konuşmaya dönmemek veya her zor konuyu “Bu benim sınırım” diyerek kapatmak kaçınmaya dönüşebilir.

Fiziksel ve cinsel sınırlar
Sarılmak, öpüşmek veya cinsel yakınlık ilişki içinde otomatik bir zorunluluk değildir. Her iki partnerin de rızası, isteği ve bedensel sınırları önemlidir. Bir kez kabul edilen yakınlık, sonraki her durum için sürekli onay anlamına gelmez.
Üç farklı araştırmayı kapsayan bir çalışmada, partnerin cinsel özerkliği desteklediği algısının cinsel ihtiyaçların karşılanması, cinsel doyum ve ilişki doyumuyla bağlantılı olduğu bulunmuştur (Personality and Social Psychology Bulletin).

Zaman ve kişisel alan sınırları
Sağlıklı ilişki, bütün boş zamanın birlikte geçirilmesini gerektirmez. Kişinin yalnız kalmaya, dinlenmeye, arkadaşlarıyla görüşmeye veya ilgi alanlarına zaman ayırmaya ihtiyacı olabilir.
Bununla birlikte sürekli ortadan kaybolmak, ortak sorumlulukları üstlenmemek veya partneri belirsizlikte bırakmak “kişisel alan” değildir. Sağlıklı özgürlük, öngörülebilirlik ve ilişki sorumluluğuyla birlikte yürür.

Dijital sınırlar
Telefon, mesajlar, sosyal medya hesapları, konum bilgisi ve şifreler de kişisel sınırların parçasıdır. Partner olmak, diğer kişinin cihazını izinsiz inceleme hakkı vermez.
Çevrimiçi sınır aşımı bildiren kişilerin daha düşük ilişki doyumu ve daha az partner duyarlılığı bildirdiği bir araştırmada görülmüştür. Bu bulgu tek başına neden–sonuç göstermez; ancak dijital mahremiyetin ilişki deneyimiyle bağlantılı olduğuna işaret eder (Cyberpsychology, Behavior, and Social Networking).
Sadakatsizlik sonrasında iki tarafın gönüllü kabul ettiği geçici şeffaflık anlaşmaları farklı değerlendirilebilir. Fakat şifre vermenin tehditle dayatılması, gizli takip uygulamaları veya sürekli konum denetimi sağlıklı güven oluşturmaz.

Sosyal çevre ve aile sınırları
Evlilik, arkadaşların ve aile üyelerinin tamamen hayatın dışına çıkarılması anlamına gelmez. Aynı zamanda ailelerin çiftin bütün kararlarına sınırsız müdahale etmesi de sağlıklı değildir.
“Annenle görüşmeyeceksin” kontrol girişimidir.
“İlişkimizle ilgili özel ayrıntıların benim onayım olmadan ailene anlatılmasını istemiyorum” sınırdır.
“Önceden konuşulmadan yapılan ziyaretlerde ev sahipliği yapmayacağım” da kişinin kendi katılımını belirleyen açık bir sınır olabilir.

Maddi sınırlar
Ortak bütçesi olan çiftlerde para tamamen bireysel bir mesele değildir. Bununla birlikte partnerin parasına el koymak, çalışmasını engellemek veya ekonomik kaynaklara erişimini kısıtlamak kontrol davranışına dönüşebilir.
Çiftler ortak giderler, kişisel harcamalar, borçlar, birikim ve ailelere yapılacak yardımlar konusunda açık anlaşmalar oluşturabilir.

Neden İlişkide Sınır Koyamıyorum?

Terk edilmekten korkabilirsiniz
“Hayır dersem beni sevmez”, “İhtiyacımı söylersem uzaklaşır” veya “İlişkiyi kaybetmemek için uyum sağlamalıyım” düşünceleri sınır koymayı zorlaştırabilir.
Kişi ilişkiyi korumaya çalışırken kendi ihtiyaçlarını sürekli erteleyebilir. Fakat bastırılan ihtiyaçlar zamanla kırgınlık, tükenmişlik veya ani öfke şeklinde geri dönebilir.

Bencil görüneceğinizi düşünebilirsiniz
Kendi ihtiyacınızı belirtmekle yalnızca kendi ihtiyacınızı önemsemek aynı şey değildir. Bencillik “Sadece benim isteğim önemli” tutumudur. Sağlıklı sınır ise “Senin ihtiyacın kadar benim ihtiyacım da konuşulabilir” diyebilmektir.

Çatışmadan kaçınıyor olabilirsiniz
Bazı kişiler sınır koymayı tartışma çıkarmakla eşit görür. Kısa vadede susmak çatışmayı önleyebilir; fakat uzun vadede sessiz bir kızgınlık yaratabilir.
Sağlıklı sınır her anlaşmazlığı engellemez. Partneriniz üzülebilir veya farklı düşünebilir. Amaç partnerin hiç rahatsız olmaması değil, anlaşmazlığın saygılı biçimde konuşulabilmesidir.

Çocuklukta “hayır” demenize izin verilmemiş olabilir
Kontrolcü, eleştirel veya kolay incinen ebeveynlerle büyüyen kişiler, başkasını üzmemeyi kendi ihtiyaçlarından daha önemli görmeyi öğrenebilir. “Hayır” demek saygısızlık veya nankörlük gibi hissettirebilir.
Bu durumda sınır koyarken yaşanan suçluluk, yanlış bir şey yaptığınızı değil, eski bir ilişki kuralının devreye girdiğini gösterebilir.

Güç dengesizliği bulunabilir
Ekonomik bağımlılık, tehdit, sosyal izolasyon veya şiddet korkusu varsa sınır koyamamak yalnızca iletişim becerisi eksikliği değildir. Kişi sınırını söylediğinde gerçek bir tehlikeyle karşılaşabileceğini düşünüyor olabilir. Bu koşullarda önce güvenlik değerlendirmesi gerekir.

İlişkide Sınır İhlali Nasıl Anlaşılır?
Bir sınırın bir kez yanlış anlaşılmasıyla, açıkça belirtilmesine rağmen sürekli yok sayılması aynı şey değildir.
Şu davranışlar sınır ihlali olabilir:
  • “Hayır” cevabından sonra ısrar etmek,
  • Telefonu veya mesajları izinsiz incelemek,
  • Konumu sürekli takip etmek,
  • Arkadaşlarla veya aileyle görüşmeyi engellemek,
  • Giyime, işe ve günlük kararlara baskıyla müdahale etmek,
  • Özel bilgileri başkalarına anlatmak,
  • Tartışmada çıkışı engellemek veya kişinin peşinden gitmek,
  • Cinsel yakınlık için suçluluk, küslük veya tehdit kullanmak,
  • Ekonomik kaynaklara erişimi kısıtlamak,
  • Sınır belirtildiğinde alay etmek veya cezalandırmak.
Sınır ihlali her zaman fiziksel şiddet şeklinde görünmez. İzolasyon, dijital takip, ekonomik kısıtlama ve korkutma da zorlayıcı kontrolün parçaları olabilir.

Telefon Kontrol Etmek Sınır İhlali mi?
Partnerinizin açık rızası olmadan telefonunu, mesajlarını veya özel hesaplarını incelemek mahremiyet ihlalidir. “Şüphelendim” veya “Beni seviyorsa saklayacak şeyi olmamalı” düşüncesi otomatik erişim hakkı oluşturmaz.
Ancak mahremiyet, ilişkiyi ilgilendiren yalanları saklamak için de kullanılmamalıdır:
Özel alan: Kişinin olağan konuşmalarının, notlarının ve düşüncelerinin izinsiz incelenmemesi.
Zararlı gizlilik: İlişkinin açık anlaşmalarını ihlal eden bir davranışın bilinçli olarak saklanması.
Güven sorunu varsa çözüm gizli kontrol değil; şüpheyi doğuran olayın konuşulması ve iki tarafın gönüllü olduğu anlaşmaların kurulmasıdır.

İlişkide Sınır Nasıl İfade Edilir?
Sınır koyarken şu modeli kullanabilirsiniz:

Somut davranışı belirtin
“Her şeyime karışıyorsun” yerine hangi davranıştan söz ettiğinizi açıklayın:
“Arkadaşlarımla buluşacağım zaman kimlerin geleceğini tekrar tekrar sorman ve gitmememi istemen…”

Sizdeki etkisini söyleyin
“…kendimi denetleniyor ve kişisel alanım daraltılıyormuş gibi hissettiriyor.”

Sınırınızı açıkça ifade edin
“Kimlerle görüşeceğime kendim karar vermek istiyorum.”
Sınırınızı uzun açıklamalarla haklı çıkarmak zorunda değilsiniz. Fazla açıklama, konuşmayı bir izin müzakeresine dönüştürebilir.

Kendi davranışınızı belirtin
“Baskı ve sorgulama devam ederse konuşmayı bitireceğim. Sakinleştiğimizde kaygını dinleyebilirim.”
Sonucun sizin kontrolünüzde ve uygulanabilir olması gerekir. Uygulamayacağınız ağır tehditler sınırın güvenilirliğini azaltır.

Tutarlı biçimde uygulayın
Sınır yalnızca söylenen cümle değildir. İhlal tekrarlandığında belirttiğiniz davranışı uygulamanız gerekir.
Kullanabileceğiniz yapı şöyledir:
Davranış → etkisi → sınırım → benim yapacağım
“Sesini yükselttiğinde konuşmayı takip edemiyorum. Bana bağırılan bir konuşmada kalmayacağım. Şimdi ara vereceğim; ikimiz de sakinleştiğimizde devam edebiliriz.”

İlişkide Sınır Koyma Örnekleri
Durum
Sınır cümlesi
Hakaret
“Hakaret edildiğinde konuşmaya devam etmeyeceğim.”
Telefon kontrolü
“Telefonumun izinsiz incelenmesini kabul etmiyorum.”
Tartışmada mola
“Şu an çok yükseldim. Saat 20.00’de konuşmaya döneceğim.”
Aile müdahalesi
“Özel konuşmalarımızın ailelere anlatılmasını istemiyorum.”
Cinsel baskı
“İstemediğim bir yakınlığa onay vermeyeceğim.”
Maddi karar
“Ortak bütçeyi etkileyen harcamaları birlikte konuşmak istiyorum.”
Kişisel zaman
“Haftada bir akşamı kendi ilgi alanlarıma ayıracağım.”
Sosyal çevreye müdahale
“Arkadaşlıklarımı baskı altında sonlandırmayacağım.”

Terapi Odasından: Sınır mı, Cezalandırıcı Susma mı?
Tamamen kurgusal bir örnekte eşlerden biri tartışma çıktığında “Sınır koyuyorum” diyerek üç gün konuşmuyordu. Diğeri ise terk edilmiş hissederek peşinden gidiyor ve konuşmaya zorluyordu.
Burada kullanılan yöntem sınırdan çok belirsiz ve cezalandırıcı bir geri çekilmeye dönüşmüştü. Çalışmada mola ile iletişimi kesmek birbirinden ayrıldı:
“Şu an konuşabilecek durumda değilim. Bir saat ara verip 21.00’de bu konuya döneceğim.”
Molanın süresi ve dönüş zamanı belirginleştiğinde biri daha az kovalanmış, diğeri daha az terk edilmiş hissetmeye başladı. Sağlıklı mola için Sağlıklı Tartışma Nasıl Olur? içeriğinden yararlanabilirsiniz.

Sınır Koyunca Suçlu Hissetmek Ne Anlama Gelir?
Suçluluk her zaman yanlış davrandığınızın kanıtı değildir. Herkesi memnun etmeye veya başkalarının duygularından sorumlu olmaya alıştıysanız sağlıklı bir sınır bile başlangıçta bencillik gibi gelebilir.
Kendinize şu soruları sorun:
  • Bu sınır karşı tarafı yönetmeye mi, kendimi korumaya mı çalışıyor?
  • Partnerimin de benzer bir sınır koyma hakkını kabul eder miyim?
  • Talebim belirli bir davranışla mı ilgili?
  • Söylediğim sonucu gerçekten uygulayabilir miyim?
  • Bu sınırı korkutmak için mi, açık olmak için mi söylüyorum?
  • Sınır koymasaydım zaman içinde ne birikecekti?
Sınır koyduktan sonra rahatsızlık hissetmeniz, sınırı hemen geri çekmeniz gerektiği anlamına gelmez.

“Bu Benim Sınırım” Demek Her Zaman Haklı Olmak mıdır?
Hayır. Sınırlar da kontrol, cezalandırma veya sorumluluktan kaçınma amacıyla kullanılabilir.
“Yaptığım hiçbir şeyi sorgulayamazsın; bu benim sınırım” demek, ilişkiyi etkileyen davranışlar hakkında hesap verebilirliği reddedebilir.
“Geçmişi bir daha açmayacaksın” demek, çözülmemiş bir güven ihlalini tek taraflı kapatma girişimi olabilir.
“Bu konuyu şimdi konuşamayacağım; yarın akşam konuşmaya döneceğim” ise kapasiteyi koruyan zaman sınırlı bir mola olabilir.
Sağlıklı sınırın yanında karşılıklılık, dürüstlük ve ilişki sorumluluğu da bulunur.

Partnerim Sınırımı Kabul Etmezse Ne Yapmalıyım?
Partneriniz sınırınızdan hoşlanmayabilir veya farklı düşünebilir. Sınıra saygı duyması, bundan memnun olması demek değildir. Önemli olan anlaşmazlığın baskı, tehdit veya sürekli ihlale dönüşmemesidir.
Şunları değerlendirin:
  • Sınırınızı anlamaya çalışıyor mu?
  • Kendi ihtiyacını baskı kurmadan anlatabiliyor mu?
  • Sınırı kabul etmese de davranışınıza saygı gösteriyor mu?
  • İhlal sonrasında sorumluluk alıyor mu?
  • Aynı ihlal tekrar tekrar yaşanıyor mu?
  • Sınır koyduğunuzda cezalandırılıyor veya tehdit ediliyor musunuz?
Bir sınırı daha iyi ifade edebilirsiniz; fakat partnerinizi zorla saygılı davranmaya ikna edemezsiniz. İhlal sürüyorsa sınırınızın sonucu konusunda kendi kararınızı vermeniz gerekir.
Bir kişi iletişim biçimini değiştirebilir; ancak tek başına karşılıklı sınırlara dayanan iki kişilik bir ilişki kuramaz.

Ne Zaman Çift Terapisi Düşünülmeli?
Sınır konuşmaları sürekli çatışmaya dönüşüyor, eşlerden biri “hayır” cevabını kabul etmiyor, aileler veya dijital mahremiyet konusunda aynı sorun tekrarlanıyor ya da bir partner kendisini ilişki içinde kaybediyorsa çift terapisi değerlendirilebilir.
Terapide amaç bir tarafın koyduğu bütün sınırları haklı ilan etmek değildir. Sınırın işlevi, ortak sorumluluklar, güç dengesi ve partnerlerin ihtiyaçları birlikte ele alınır. Sürecin kapsamı için Aile ve Çift Terapisi sayfasını inceleyebilirsiniz.
Fiziksel veya cinsel şiddet, tehdit, takip, çıkışı engelleme, ekonomik kontrol, sosyal izolasyon ya da sürekli dijital gözetim varsa sorun yalnızca sınır koyma değildir. Dünya Sağlık Örgütü, partner şiddetinin psikolojik istismar ve kontrol edici davranışları da kapsadığını belirtmektedir (WHO).
Bu koşullarda sınırı doğrudan yüzleştirerek ifade etmek veya ortak seansa başlamak her zaman güvenli olmayabilir. Kişiye özel güvenlik değerlendirmesi önceliklidir. Acil tehlikede 112 aranabilir. Alo 183 Şiddetle Mücadele Hattıücretsiz ve 7 gün 24 saat hizmet vermektedir.

Sık Sorulan Sorular

İlişkide sınırlar nasıl olmalı?
Sınırlar açık, uygulanabilir ve kişinin kendi davranışıyla ilgili olmalıdır. Partneri yönetmeyi değil; bedensel, duygusal, sosyal, dijital ve maddi alanı korumayı amaçlamalıdır.

Sınır koymak bencillik mi?
Kendi ihtiyacınızı partnerinizin ihtiyacı kadar konuşulabilir görmek bencillik değildir. Sağlıklı sınır, iki kişinin de “hayır” deme ve kişisel alanını koruma hakkını kabul eder.

Eşime nasıl sınır koyabilirim?
Somut davranışı, sizdeki etkisini, sınırınızı ve ihlal devam ederse kendi adınıza ne yapacağınızı açıklayın. Kişilik saldırısı ve uygulayamayacağınız tehditlerden kaçının.

Eşime hayır demek ilişkiyi bozar mı?
Sağlıklı ilişkide partnerler birbirlerinin bütün taleplerini kabul etmek zorunda değildir. Belirleyici olan “hayır” cevabının nasıl verildiği ve partner tarafından nasıl karşılandığıdır.

Telefon şifresi paylaşmamak güvensizlik midir?
Tek başına değildir. Bazı çiftler şifrelerini gönüllü paylaşır, bazıları dijital mahremiyetini korur. Önemli olan kararın baskı altında alınmaması ve özel alanın zarar verici gizliliğe dönüştürülmemesidir.

İlişkide kişisel alan ne kadar olmalı?
Herkes için geçerli bir süre yoktur. Kişisel alan; bireysel ihtiyaçlar, ortak sorumluluklar ve ilişkinin koşulları dikkate alınarak belirlenmelidir.

Sınırım sürekli ihlal ediliyorsa ne yapmalıyım?
Sınırınızı somut biçimde tekrar edin ve belirttiğiniz sonucu uygulayın. İhlalin sıklığına, ağırlığına ve partnerinizin sorumluluk alıp almadığına bakın. Tehdit veya şiddet varsa güvenlik desteğini önceliklendirin.

Sağlıklı Sınır, Yakınlığın Karşıtı Değildir
İlişkide sınır koymak araya duvar örmek değil, iki kişinin nerede başlayıp nerede bittiğini görünür hâle getirmektir. Sınırların hiç olmadığı ilişkiler her zaman daha yakın değildir; biriken öfke, tükenmişlik ve kontrol nedeniyle daha kırılgan hâle gelebilir.
Sağlıklı sınır “Seni önemsemiyorum” değil, “Seni önemserken kendimi de yok saymayacağım” demektir.
Sınırınızı açıkça ifade etmenize rağmen özel alanınız sürekli ihlal ediliyor, “hayır” cevabınız kabul edilmiyor veya ilişkinizde korku ve baskı hissediyorsanız sorumluluğun tamamını kendi iletişim biçiminize yüklemeyin.

Uzm. Klinik Psikolog Yusuf Yerli ile Kadıköy–Suadiye’de yüz yüze veya online çift terapisi seçeneklerinin durumunuza uygunluğu değerlendirilebilir.
Bu içerik Uzm. Klinik Psikolog Yusuf Yerli tarafından bilimsel çalışmalar ve klinik deneyim doğrultusunda hazırlanmıştır. Bilgilendirme amaçlıdır; bireysel değerlendirme veya tedavinin yerine geçmez.
 

 

İlginizi Çekebilecek Diğer Bloglar