Kaygıdan Kaygılanmak

Kaygıdan Kaygılanmak: Anksiyetede İkinci Katman Kaygı Nedir?
Kaygı (anksiyete) yaşayan birçok kişi bir süre sonra şunu fark eder:
Artık sadece olaylardan değil, kaygının kendisinden de korkuyorum.
“Ya yine kaygı gelirse?”
“Ya bu sefer kontrol edemezsem?”
“Ya panik atak geçirirsem?”
“Ya kaygım hiç geçmezse?”
İşte bu durum psikolojide kaygıdan kaygılanmak ya da ikinci katman kaygı olarak adlandırılır. Bu mekanizma, özellikle kaygı bozukluğu ve anksiyete bozukluğu yaşayan kişilerde sık görülür ve belirtilerin kronikleşmesine neden olur.
Bu yazıda:
  • Kaygıdan kaygılanmak ne demektir?
  • Anksiyete neden ikinci bir katman oluşturur?
  • Bu döngü nasıl kırılır?
  • Terapide nasıl çalışılır?
detaylı şekilde ele alacağız.

Birinci Katman: Normal Kaygı
Kaygı aslında sağlıklı bir duygudur.
Tehlike algıladığında devreye girer ve bedeni hazırlar:
  • Kalp atışı hızlanır
  • Nefes sıklaşır
  • Kaslar gerilir
  • Dikkat artar
Bu fizyolojik sistem, hayatta kalma mekanizmasıdır.
Ancak anksiyete bozukluğu durumunda beyin gerçek bir tehdit olmadan da alarm verir. Bu noktada birinci katman kaygı oluşur.

İkinci Katman: Kaygının Kendisine Yüklenen Anlam
Sorun burada başlar.
Kişi ilk kaygı belirtilerini şöyle yorumladığında ikinci katman devreye girer:
  • “Bu normal değil.”
  • “Bir şeyler yolunda gitmiyor.”
  • “Ya kalbimde bir problem varsa?”
  • “Ya kontrolümü kaybedersem?”
Bu düşünceler, ikinci bir alarm üretir.
Böylece:
Kaygı → Kaygıya verilen tehdit yorumu → Daha büyük kaygı
döngüsü başlar.

Kaygıdan Kaygılanma Döngüsü Nasıl Çalışır?
1?? İlk çarpıntı olur.
2?? Kişi bunu tehlike olarak yorumlar.
3?? “Ya bu kalp krizi ise?” düşüncesi gelir.
4?? İkinci dalga kaygı başlar.
5?? Bedensel belirtiler artar.
6?? Kişi daha da korkar.
Bu noktadan sonra kişi artık sadece dış olaylardan değil, kendi bedeninden ve zihninden korkmaya başlar.

Kaygıdan Kaygılanmak Neden Anksiyeteyi Kalıcı Hale Getirir?
1. Kaygı Tehlikeli Öğrenilir
Beyin şu mesajı alır:
“Kaygı = risk.”
Bu da alarm sistemini daha hassas hale getirir.
2. Kaçınma Davranışları Artar
Kişi:
  • Kalabalıklardan kaçınır
  • Yalnız kalmaktan korkar
  • Spor yapmaz (çarpıntı olur diye)
  • Uçaktan, asansörden uzak durur
Kaçındıkça beyin şunu öğrenir:
“Demek ki gerçekten tehlikeliymiş.”
3. Bedene Güven Azalır
Kişi bedenini bir düşman gibi algılamaya başlar.
4. Kaygıdan Kaygılanma Yeni Bir Obsesyon Haline Gelebilir
“Ya kaygım hiç geçmezse?”
“Ya kontrolü tamamen kaybedersem?”
Bu düşünceler, anksiyeteyi kronik hale getirir.

Anksiyete Bozukluğunda En Kritik Nokta
Kaygı bozukluğu yaşayan kişilerin çoğu şunu fark etmez:
Onları zorlayan şey çoğu zaman ilk kaygı değil,
kaygıya yükledikleri anlamdır.
Çarpıntı tek başına tehlikeli değildir.
Ama “Bu kalp krizi olabilir” düşüncesi alarmı büyütür.

Terapide Kaygıdan Kaygılanma Nasıl Çalışılır?
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)
BDT’de:
  • Kaygıya yüklenen felaket senaryoları çalışılır.
  • “Kaygı tehlikelidir” inancı sorgulanır.
  • Bedensel belirtiler yeniden çerçevelenir.
Danışan şunu öğrenir:
Kaygı rahatsız edicidir ama tehlikeli değildir.

Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT)
ACT yaklaşımında hedef:
Kaygıyı yok etmek değil, onunla yaşamayı öğrenmektir.
Temel cümle:
“Kaygı var ve ben yine de hayatıma devam edebilirim.”
Bu yaklaşım, ikinci katmanı zayıflatır.

Maruz Kalma Çalışmaları
Kaygıdan kaçmak yerine:
  • Bedensel belirtilere izin vermek
  • Çarpıntıya alan açmak
  • Kaygı geldiğinde müdahale etmemek
beyine yeni bir öğrenme kazandırır:
“Bu durum tehlikeli değil.”

İstanbul’da Anksiyete ve Kaygıdan Kaygılanma
İstanbul’da özellikle Kadıköy, Suadiye ve Bağdat Caddesi çevresinde psikolog arayan birçok danışan, tam olarak bu ikinci katman kaygı nedeniyle terapiye başvurur.
Şu cümle çok yaygındır:
“Kaygımın kendisinden korkuyorum.”
Doğru psikolog desteği ve bilimsel terapi yöntemleri ile:
  • Kaygıya yüklenen anlam değişir
  • Alarm sistemi sakinleşir
  • Kaçınma davranışları azalır
  • Anksiyete yönetilebilir hale gelir

Sonuç: Kaygıdan Korkmak Kaygıyı Büyütür
Kaygıdan kaygılanmak, anksiyete bozukluğunun en görünmez ama en güçlü mekanizmasıdır.
İyileşme şu noktada başlar:
  • Kaygıyı durdurmaya çalışmamak
  • Onu felaket olarak görmemek
  • Bedene yeniden güvenmek
Kaygı tamamen yok olmak zorunda değildir.
Ama kaygı hayatı yönetmek zorunda da değildir.
Doğru terapi süreciyle kaygı:
  • Anlaşılır
  • Yönetilir
  • Etkisini kaybeder

 

İlginizi Çekebilecek Diğer Bloglar

  • Şirket içi Motivasyonu Artırmak için Kurumsal Psikolojik Danışmanlık
    Şirket içi Motivasyonu Artırmak için Kurumsal Psikolojik Danışmanlık başlıklı site içeriğine Uzman Klinik Psikolog Yusuf Yerli´nin kişisel web sitesinden hemen erişebilirsiniz.
  • Panik Bozukluk Hastaları
    Panik Bozukluk Hastaları ile alakalı hazırlanmış olan bu içeriğimize yakından gözatabilir ve aklınıza takılan hususların tamamı için Uzman Klinik Psikolog Yusuf Yerli´den hizmet alabilirsiniz.
  • Kaygının Nedenleri Nelerdir?
    Kaygının Nedenleri Nelerdir? Kaygının Sebepleri ve diğer hususları bugün sizler için Uzman Klinik Psikolog Yusuf Yerli web sitesinde yayınladık. Hemen inceleyebilir ve benzer sebeplere sahipseniz destek alabilirsiniz.