OKB Tedavisi

OKB Tedavisi: Takıntılı Düşünceler ve Kompulsiyon Döngüsünden Çıkmak

“Biliyorum saçma ama yapmadan duramıyorum.”
“Kapıyı kontrol etmezsem içim rahat etmiyor.”
“Elimi yıkıyorum, rahatlıyorum ama kısa süre sonra yine kirlenmiş gibi hissediyorum.”
“Aklıma kötü düşünceler geliyor, bu düşünceleri susturamıyorum.”
OKB tedavisine başvuran birçok kişi terapi odasına bu cümlelerle gelir. Dışarıdan bakıldığında sorun el yıkamak, kapıyı kontrol etmek, dua etmek, sayı saymak, emin olmak veya sürekli sormak gibi görünebilir. Fakat OKB’de asıl mesele davranışın kendisi değil, o davranışın kaygıyı geçici olarak yatıştırmak için zorunlu hale gelmesidir.
Obsesif Kompulsif Bozukluk tedavisinde amaç kişinin aklına hiçbir zaman rahatsız edici düşünce gelmemesini sağlamak değildir. Çünkü insan zihni bazen anlamsız, korkutucu, utandırıcı veya rahatsız edici düşünceler üretebilir. Tedavinin hedefi, bu düşüncelere verilen anlamı değiştirmek ve kişi kompulsiyon yapmadan da kaygının azalabildiğini deneyimlemektir.

OKB Tedavisi Nedir ve Ne Amaçlar?
OKB tedavisi, obsesyon adı verilen rahatsız edici düşünce, dürtü, görüntü veya şüphelerle; kompulsiyon adı verilen rahatlama davranışları arasındaki döngüyü çalışır. Kişi “Ya mikrop bulaştıysa?”, “Ya kapıyı kilitlemediysem?”, “Ya çocuğuma zarar verirsem?”, “Ya günah işlediysem?” gibi düşüncelerle yoğun kaygı yaşar. Ardından rahatlamak için yıkar, kontrol eder, sorar, dua eder, düşünceyi analiz eder veya kaçınır.
Tedavide hedef, yalnızca obsesyonları azaltmak değildir. Çünkü obsesyonları zorla bastırmaya çalışmak çoğu zaman onları daha görünür hale getirir. Asıl hedef, düşünce geldiğinde kişinin otomatik olarak kompulsiyona gitmesini engellemek ve kaygıyla yeni bir ilişki kurmasını sağlamaktır.
OKB’de döngü
Tedavide hedef
Obsesyon gelir.
Düşüncenin yalnızca düşünce olduğunu fark etmek
Kaygı yükselir.
Kaygının yükselip düşebilen bir duygu olduğunu öğrenmek
Kompulsiyon yapılır.
Tepkiyi ertelemek veya azaltmak
Kısa rahatlama olur.
Rahatlamayı kompulsiyona bağlamamak
Obsesyon güçlenir.
Döngüyü uzun vadede zayıflatmak

Kısa Cevap: OKB tedavisi, takıntılı düşünceleri yok etmeye değil; bu düşünceler karşısında yapılan kontrol, kaçınma, güvence arama ve ritüel davranışlarını azaltarak OKB döngüsünü zayıflatmaya odaklanır.

OKB Kendi Kendine Geçer mi?
OKB bazı dönemlerde azalabilir, bazı dönemlerde artabilir. Stres düştüğünde, yaşam düzeni değiştiğinde veya kişi bir süre tetikleyicilerden uzak kaldığında belirtiler hafiflemiş gibi görünebilir. Fakat alttaki mekanizma değişmediyse OKB başka bir temayla geri dönebilir.
Örneğin temizlik takıntısı azalan bir kişide kontrol etme davranışı başlayabilir. Dini obsesyonlar hafiflerken ilişki şüpheleri artabilir. Sağlık kaygısı azalırken zarar verme korkusu ön plana çıkabilir. Bu nedenle OKB tedavisinde yalnızca tek bir belirtiyle değil, bütün temaların altında çalışan ortak sistemle ilgilenilir.
OKB’nin kendi kendine geçmesini beklemek bazen kişinin yaşam alanını daraltır. Çünkü kişi rahatlamak için kaçınmayı artırabilir. “Bıçaklardan uzak durayım”, “Toplu taşımaya binmeyeyim”, “İbadeti tekrar tekrar yapayım”, “Emin olana kadar sormaya devam edeyim” gibi davranışlar kısa vadede işe yarıyor gibi görünür; fakat uzun vadede OKB’nin alanını genişletir.

Terapi Odasından
Bir danışan “Hocam eskiden temizlik takıntım vardı, şimdi geçti ama bu kez çocuğuma zarar verir miyim diye korkuyorum” demişti. Burada değişen tema, aynı kalan ise sistemdi: belirsizlik, aşırı sorumluluk, korkutucu düşünce ve rahatlamak için kaçınma. Tedavide yalnızca “çocuğa zarar verme korkusu” değil, OKB’nin tema değiştiren yapısı çalışıldı.

Kısa Cevap: OKB dönem dönem hafifleyebilir; ancak kompulsiyon döngüsü değişmediyse farklı temalarla tekrar güçlenebilir. Bu nedenle kalıcı değişim için alttaki döngüyü çalışmak gerekir.

OKB Tedavisinde Bilişsel Davranışçı Terapi Nasıl İşler?
OKB tedavisinde en sık kullanılan yaklaşımlardan biri bilişsel davranışçı terapidir. BDT, kişinin obsesyonlara verdiği anlamı, tehdit algısını, aşırı sorumluluk duygusunu ve kompulsiyon davranışlarını birlikte ele alır.
OKB’de kişi çoğu zaman düşünceyi gerçeklik gibi algılar. “Aklıma geldiyse olabilir”, “Düşündüysem istemiş olabilirim”, “Kontrol etmezsem benim yüzümden kötü bir şey olur” gibi yorumlar kaygıyı artırır. BDT bu yorumları doğrudan tartışır; ama yalnızca mantık anlatmakla yetinmez. Çünkü OKB çoğu zaman mantığı bilen ama kaygıyı durduramayan kişilerde görülür.
Bu nedenle tedavide bilişsel çalışma ile davranışsal deneyler birlikte yürütülür. Kişi hem düşünceye yüklediği anlamı sorgular hem de kompulsiyon yapmadan kaygının azalabildiğini deneyimler.
 
Tedavi alanı
Çalışılan konu
Düşünce
“Bu düşünce neyin kanıtı?”
Duygu
“Kaygı yükseldiğinde ne oluyor?”
Davranış
“Rahatlamak için ne yapıyorum?”
Kaçınma
“Nelerden uzak duruyorum?”
Sorumluluk
“Gerçek sorumluluğum ne, fazla aldığım sorumluluk ne?”

Kısa Cevap: Bilişsel davranışçı terapi, OKB’de düşüncelere yüklenen anlamı, aşırı sorumluluk duygusunu ve kompulsiyon davranışlarını birlikte çalışarak döngüyü zayıflatmayı hedefler.

ERP Nedir? Maruz Bırakma ve Tepki Önleme Nasıl Yapılır?
ERP, yani maruz bırakma ve tepki önleme, OKB tedavisinde en temel yöntemlerden biridir. Maruz bırakma, kişinin korktuğu düşünce, durum veya duyumla kontrollü ve kademeli şekilde karşılaşmasıdır. Tepki önleme ise bu karşılaşma sırasında kompulsiyon yapmamayı öğrenmesidir.
Örneğin mikrop bulaşma korkusu olan biri için ERP, bir anda en zor duruma maruz kalmak değildir. Önce daha yönetilebilir basamaklar belirlenir. Kişi kaygılandığında hemen el yıkamak yerine beklemeyi, kaygının doğal olarak düşebildiğini ve korktuğu sonucun çoğu zaman gerçekleşmediğini deneyimler.
Kontrol OKB’sinde kişi kapıyı bir kez kontrol edip çıkmayı öğrenebilir. Dini obsesyonlarda kişi zihnine gelen düşünceyi iptal etmeye çalışmadan orada bırakmayı öğrenir. Zarar verme obsesyonlarında kişi kaçındığı nesne veya durumlarla güvenli, kademeli ve terapötik bir plan içinde temas eder.

Terapi Odasından
Kapıyı defalarca kontrol eden bir danışanla ilk hedef “hiç kontrol etmeyeceksiniz” olmadı. Önce kaç kez kontrol ettiğini ölçtük. Sonra kontrol sayısını bir basamak azalttık. Ardından kapıdan uzaklaşınca gelen “Ya kilitlemediysem?” düşüncesine cevap vermeden yürümeyi çalıştık. Kaygı başta yükseldi; fakat zamanla kişi kaygının kendi kendine de düşebildiğini gördü.

Kısa Cevap: ERP, kişinin korktuğu düşünce veya durumla kademeli olarak karşılaşmasını ve bu sırada kompulsiyon yapmadan kaygının azalabildiğini öğrenmesini sağlayan etkili bir OKB tedavi yöntemidir.

OKB Tedavisinde İlaç Gerekir mi?
OKB tedavisinde bazı kişiler psikoterapiyle önemli ilerleme kaydederken, bazı kişilerde psikiyatri değerlendirmesi ve ilaç desteği de gerekebilir. Özellikle belirtiler çok yoğunsa, kişi günlük işlevini sürdüremiyorsa, depresyon eşlik ediyorsa, uyku ve iştah belirgin bozulmuşsa veya terapiye katılmak çok zor hale gelmişse psikiyatri desteği önemlidir.
OKB’de ilaç tedavisi kararı psikiyatrist tarafından verilmelidir. Kişinin yaşı, belirtilerin şiddeti, eşlik eden başka rahatsızlıklar, daha önce kullandığı ilaçlar ve yan etki hassasiyetleri değerlendirilir. İlaç kullanımı, kişinin iradesiz olduğu anlamına gelmez. Bazen kaygı düzeyi çok yüksek olduğunda kişi terapide çalışması gereken basamaklara yaklaşmakta zorlanabilir; ilaç desteği bu eşiği yönetilebilir hale getirebilir.
Ancak ilaç tek başına her zaman kompulsiyon alışkanlığını değiştirmeyebilir. Bu nedenle birçok durumda psikoterapiyle birlikte yürütülen bir tedavi planı daha işlevsel olur. Kişi hem biyolojik kaygı yükünü azaltır hem de OKB döngüsünü sürdüren davranışları çalışır.
 
Sadece terapi uygun olabilir
Psikiyatri desteği gerekebilir
Belirtiler hafif-orta düzeydeyse
Belirtiler çok yoğunsa
Kişi ERP çalışmalarına katılabiliyorsa
Kişi kaygıdan çalışmalara başlayamıyorsa
İşlevsellik kısmen korunuyorsa
İş, okul, ilişki veya bakım ciddi bozulduysa
Depresyon eşlik etmiyorsa
Depresyon, yoğun uykusuzluk veya risk varsa

Kısa Cevap: OKB tedavisinde ilaç her zaman şart değildir; ancak belirtiler yoğun olduğunda psikiyatri değerlendirmesi ve ilaç desteği terapi sürecini kolaylaştırabilir.

OKB Tedavisi Ne Kadar Sürer?

OKB tedavisinin süresi kişiden kişiye değişir. Belirtilerin şiddeti, kaç yıldır sürdüğü, kaç tema olduğu, kompulsiyonların ne kadar zaman aldığı, eşlik eden depresyon veya travma öyküsü, kişinin terapiye düzenli katılımı ve ev çalışmalarını uygulaması süreyi etkiler.
Bazı kişilerde birkaç ay içinde belirgin fark görülürken, daha karmaşık ve uzun süredir devam eden OKB tablolarında süreç daha uzun olabilir. Burada önemli olan yalnızca obsesyonların azalması değil, kişinin yeni obsesyonlar geldiğinde eski döngüye otomatik dönmemeyi öğrenmesidir.
Tedavi sürecinde iniş çıkışlar olabilir. Bir hafta daha iyi giden danışan, sonraki hafta yeni bir tetikleyiciyle zorlanabilir. Bu durum tedavinin işe yaramadığı anlamına gelmez. OKB tedavisinde ilerleme çoğu zaman düz bir çizgi değil, dalgalı ama yönü değişen bir süreçtir.

İlginizi Çekebilecek Diğer Bloglar